Sevginin formulü

Sevginin Formü nedir

sevginin formülü
sevginin formülü

Bilirsizmi, adi kadından olağanüstü kadın yaratmaqçün toplam bir ayrıntı lazımdı: onu sevmek yeterlidir ki, hayatının siyah dilleri rənglənsin. Inanmırsız? Belki, deneyden geçirebilir? Elbette, zaten bunun tadını çok iyi biliyorsunuz.

Odur ki, azizi okuyucum, sevgiye inanmayanların dediklerini dinlemeyin. Nefretten usanmış kalp asla sevemez ya! Sen dünyayı heyrətləndirməkçün yaranmamısan, ey insan! Sen ömrünü öyle yaşamalısın ki, mutluluğun tamını dada. Mutluluk ve sevginin kapıları ise hiç kiminçün bağlı değildir. Sedece, bazıları bu kapının hangi tarafa açıldığını hala iyi bilmiyorlar. Sen ki dünyaya kendi seçimiyle yaşamaya imkan veriyorsun. Peki neden kendi seçiminlə yaşayabilir misin ki?

Olur mu, okurum, sana «sen» diye hitap edeyim.Böyle sohbette resmilik hiç yerine düşmüyor. Bu küçük köşeni okumaya sabrın yetmezse, hiç incimerem.Köşeni yazmaya beni sevgi yok, korku mecbur eledi.Korktum ki, sevgiden yazılanlara uyup ellerin yanına düşer, umudunu kaybedersin. O sevginin güzelliğini asla göremezsin.
Okuyucum, eğer dertten ve qusseden gözyaşı axıtmamısansa, kaybettiğin insanın ardından gazabından zincir çeyneyib qızmamısansa, demek, henüz sevməmisən. Sevgi sevinç değil, sadece, bu sözler her ikisi aynı harfle başlıyor. Tüm dünyanın derdini omzuna şələləmisənsə, demeli, her şey hala irelidedi.

Sevgi çiğnenmiş, ezilmiş ve asla da tüpürülmüş olamaz. Çünkü bu, iki kişinin arasında olan fark değildir. Bu, senin kalbinin sesidir! Bu, senin dünyagörüşün! Bu, senin o dünyadan gelen hediyen, ey insan! Ne zamana dek sevgiyi başkalarının kalplerinde arayacaksın? Tapmayanda bunu elinde bayrak eləyib tüm dünyadan intikam alacaksın? Kalbinin nefretini biraz azaltabilir bilseydin, belki, orda sevgiye de yer bulunurdu.
İnsanın sevgi nesnesi kendisi olamaz. Bu, xəstəlikdi, ondan sağalmaq lazımdı. Ne zamana dek kendini seveceksin, bezmədinmi? Kendi sevgilin olmaktan saçma ne olur ki? Kendine inanmalısın ki, başkasını sevemez bilesen. Sevginin karşılığında hiçbir qazanmayacağını bəyəm şimdi duyuyorsun?

Olabilir ki, asla sevməmisən. Bu da senin taleyindi, kabul öyle. Belki, birilerinin kendisini (saçının rengini, gözlerini, boy-buxununu), kiminse himayədarlığını («evlənəcəkmi?», «Arkamda duracaqmı?», «Tek qoyarmı, gören?»), Kiminse varidatını («kimlərdəndi?», «Asıllı-nesilli ») arzulamısan.? Sevginin yerine yanındakine kendi kulun gibi görmek istemişsin. Kalbinde axtaracaqlarını onun gözlerinde bulmak istemişsin. Vatanı de ona göre sevmisen ki, onun çok verimli toprakları, 9 iklim kuşağı, bir kademe şair, yazar, müzisyen var. Sen de bu toprakta yaşayıp çocuklarının önünde Vətəninlə gurur elemek istemişsin. Hünerin var, Ermenilerin becerdiyi toprakları sev! Çocuklarına da de ki, hiçbir zaman ayak basa bilmeyeceyin toprakların sevgisinden mutlusun.Vatana verdiğin tırnak ucu boyda sevginin karşılığında tüm insanların sevgisini nasıl talep eləyə bilirsin ki? İki-üç kişinin saçma konuşmalarını duymaya bəndsən ki, kalbinin olan-kalan sevgisini silip çöp yeşiyine atar. Muhtemelen, doğmayı öğreten gibi sevmeyi de öyrətməliydilər sana …

PS Qeribedi, ama ateş içinde yatan oğlum arabir diksinib korkulu rüyalarını gözünün səkisindən tullayan gibi yarıqapalı gözlerini süzüp klavyenin sesiyle onu deng elemeyimi bana hemen etkilendim. «Mama, ben seni çok istiyorum” diyerek sanki arxayınlaşırmış gibi uykusunun ardını yatıyor. Hasta olduğu için onun bu sözü duymaktan çok demeye ihtiyacı var. Görürsüz de, çocuklar sevmeyi ve sevgisini bildirmeyi bizden, büyümüş çocuklardan daha iyi bilirler.

One comment

  1. Sevgi,evrenin muhteşem bir güzellik ve düzen içinde yaratıldığı zamandan beri var oldu.insanları birbirine yaklaştıran bir sihir,bir efsun adeta.Bence sevgi iletişimdir kalp iletişimi.. Ve… Diyorumki Sevgi iki kalp arasında ki cereyan hattıdır..

Bir Cevap Yazın