burçlar hakkında tüm özellikler

Burçlar hakkında bilmediklerimiz

Burçlar hakkında bilmediklerimiz

Burçlar hakkında bilmediklerinizin hepsini bu yazımızda yazdık kısaca size konu başlıklarını yazayım. öncelikle burç nedir, Astronomi bilimi ve burçlar, burçlar hakkında dogru bilinen yanlışlar nelerdir.burçlar nasıl adlandırılmıştır.Kuran-ı Kerim ve hadislerde burçlar ve benzeri konu başlıkları var.burçlar myansiklopedi

Burç ne demektir

Burç kelimesi Arap dilinde “güzel görünmek, ilgi çekmek, açıkça görülmek, bakıldığında ilk dikkat çeken şey” anlamlarına gelir. Eski dönemlerde kale duvarlarının köşelerine dikilen daha yüksek ve çıkıntılı kulelere de burç söyleniyordu. Ayrıca gökyüzünde görülen yıldız topalari da bu adla adlandırılmıştır.

Astronomi bilimi ve burçlar

Gece karanlığında yön ve yönün tayin edilmesinde yıldız topalarından kullanmak mümkündür. Örneğin her gece semamımızda görünen Büyük ve Küçük Ayı takımyıldızı bize kutup yıldızının yerinin tespit etmede yardımcı olur. Esasen denizci, gezgin, havacı, jeolog için yönü tanımlamakta burçları tanımak önemlidir.

Eski dönemlerde astranomiyada birbiriyle bağlantılı görünen yıldız topalarına belli isimler verilir, yıldızların gözlem ve öğrenilmesinin elverişliliyi için yıldızlı gökyüzü burçlara ayrılıyordu. 1922 yılından itibaren Uluslararası Astronomi Birliği Gökkubbede 88 burç olduğunu tespit etti. Onlardan 31-i kuzey yarımkürede, 11’i ekvatorda ve 46 adedi ise güney yarımkürede görünür.

Burçlar hakkında Doğru bilinen yanlışlar

Çıplak gözle müşahede edildiğinde bazı yıldızların birbiriyle ilişkisi varmış gibi görünüyor. Modern teleskoplarından gelişimi ve astronomi alanındaki bilimsel bulgular birbiriyle bağlantılı gibi görünen ve geometrik şekiller oluşturan yıldız quruplarının aslında birbirinden akıl almaz ölçüde çok uzak olduğunu kanıtlamıştır. Örneğin, kova burcunun en parlak iki yıldızı 1359 ve 2174 ışık yılı uzaklık, akrep burcunda birbirine çok yakın görünen Alfa ve Siqma yıldızları arasında en az 1277 ışık yılı mesafe var. Bilim ve teknoloji geliştirme eledikce yıldızlar daha yakından öğrenilmiş bir çok tasavvurların doğru olmadığı ortaya çıkmıştır.

 

Burçlar nasıl adlandırılmıştır

Burçlar nasıl adlandırılmıştır
Burçlar nasıl adlandırılmıştır

Burçların adlandırılması gökyüzündeki yıldızların insanlar tarafından hayali çizgilerle birleştirilmesinden ortaya çıktı. Burçların çoğunluğuna eski zamanlardan efsanevi kahramanların (boyut, Persey vb.), Hayvanların (Koç, Boğa, vb.) Ve eşyaların (Teleskop, Gunye vb.) Adları verilmiştir. Burcu olarak adlandırılan yıldız topalarına ayrı ayrı bakıldığında hiç de bu hayali figürün alınmadığını görüyoruz.

 

Burçlar içerisinde dikkat çeken on iki zodiak burcu özel bir yere sahiptir. “Zodyak” Yunanca kelime olup, “vahşi hayvanlar” demektir. Bu hayvanların isimleri şöyledir: ikizler, terazi, kova, kız, oğlak, aslan, koç, kanser, balıklar, akrep, yay, boğa. Yerin güneş etrafında dönmesi ile her ay güneş bu burçlardan birinde görünür. Güneş koç burcunda olunca yaz; yengeç burcunda ise yay; terazi burcunda ise sonbahar; oğlak burcunda olduğunda ise kış mevsimi başlar.

Kuran-ı Kerim ve hadislerde burçlar

Kur’an’da “burçlar” anlamına gelen bir sure [1] olmakla birlikte, bazı ayetlerde burçlar hakkında bilgi verilir.

Kuran-ı Kerim ve hadislerde burçlar
Kuran-ı Kerim ve hadislerde burçlar

“And olsun burçlarla süslenmiş göğe!”. [2]

“Gökte burçları var eden, onların içinde bir çerağ bulunan güneş ve nurlu ayı barındıran Allah’ın şanı ne yücedir!” [3]

“Biz, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik! Onları kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak (şeytanlardan) kim (gök ehlinin görüşmelerine) gizlice kulak assa, onu da parlak bir ateş takip eder. (Ve üstüne düşüp yakar).” [4]

Ayetlerde geçen burç kelimesi karanlık gecede insanı valeh eden yıldız topalarının gökyüzünü süslemesi, İlâhî azamet ve ihtişama işarettir. Evrende yaratılan her şeyde esrarengiz güzellikler var. Bu anlamda gökyüzünde yıldızların düzülüşündə de bu güzellik ilgi çekiyor. Ayrıca Hicr suresi 16. ayetine bakıldığında kâhinlik, falcılık ve astroloji ilminin şeytanın aldatması olduğunu görüyoruz.

Allah Resûlü bir hadislerinde: “Ahir zamanda fala (burçlara) inanıp, kaderi inkâr edenler çıkacaktır.” [5] Qətadə (rahimehullah) demiştir ki: “Allah bu yıldızları üç şey için yaratmıştır: Onları gökyüzünün süsü, (gökyüzüne yükselip haber toplayan) şeytanlara atılacak taşlar buldu; kendileri ile yön tayin edilen alâmetler kıldı. Kim yıldızlar hakkında başka izah getirmek isterse hata nasibini kaybeder, onu ilgilendirmeyen ve bilgisi olmayan hatta bilmekte peygamberler ve meleklerin bile aciz kaldıkları bir konuda kendisini çıkmaza sokar. ” Buna ek olarak başka bir rivayette ise: “Allah’a and olsun. Allah hiç kimsenin ne yaşamasını, ne ölmesini ne de geçimini herhangi bir yıldıza bağlamıştır. Bunu söyleyenler Allah hakkında yalan uydurur ve kendilerine bahaneler uydurup teselli bulurlar.” [6]

 

Gökyüzünden haber var

Yüzümüzü gökyüzüne tutup uzaktan göz atıp tebessüm eden yıldızlarla bezeli gökyüzüne baktığımızda planetimizden, belki bin defa büyük, yeryüzündeki kum tanelerinden fazla olan gök cisimlerini hiçbir şekilde kusursuz hareket ettiren, kendi yörüngeleri etrafında ahenkle çeviren Allah’ın kudretini müşahede ediyoruz. Bu açıdan baktığımızda elektronikte kosmologiyaya, atom fiziğinden radiologiyaya kadar her şeye hükmeden Allah Teâlâ’yı görür, yıldızların, güneşlerin, galaksilerin, kozmik bulutların, hatta en küçük göktaşlarının kendi dilleriyle “Allah vardır. Bizi uzay boşluğunda saklayıp birbirimizle çarpışmanın gezdiren, ahenkle dolaşdıran O’dur” – dediklerini duyuyoruz. Kainata baktığımızda atomdan küçük hissecikden tutmuş gezegenlere kadar her şeyin Allah’ın emrini dinlediğini, Onun emirlerine âmâde olduğunu, zerre ve cisimlerin o büyük yaratıcının emriyle hareket ettiğini görüyor, Yüce Allah’ın her şeye istediği düzeni verdiğini görüyoruz. “Göklerde ve yerde ne varsa, (hepsi ) Allah’ındır. Allah, her şeyi (bilimsel ve kudretiyle) kuşatmıştır. “[7]” Gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O’nun “ol” dediği gün (her şey) oluverir … “[8]

Burçlara olan güven nerede ortaya çıktı?

Tarihi kaynaklarda Mezopotamya’da yaşayan ve ateşperestliye inanan halkların yıldızlara da ibadet ettiğini görüyoruz. Ayrıca Hindistan’da ve Mısır’da da buna benzer inançlar mevcut olup. Ayrıca Kur’an’da adı geçen, Irak topraklarında yaşayan Sâbiîler’in de Güneşe ve Aya buldukları biliniyor. İnsanlar, inanmaları gerekli olan tevhid inancından uzaklaşınca batıl inançlara sapmış, çeşitli varlıkları Allah’a ortak qoşmuşlar.Astrologiya ve Astronomi burçları insana etki ettiğini iddia eden astrolojiye aittir. Astroloji gök cisimleri, onların hareketleri ile yerdeki  insanların karakterleri, sosyal ilişkileri vb. arasında ilişkiyi hesaplayan, tahmin eden ve sistemleşdiren gelenek ve inançların bir bütün adıdır. Astroloji doğuda “bilimsel-nücum”, “burç” ve başka adlarla adlandırılmışdır.

Her ikisi de gök cisimlerinin hareketlerini gözlemlediği için astronomi ile astroloji bilimi birbiriyle karıştırılmaktadır. Uzay araştırmalar yapan astronomi bağımsız bilim dalıdır. Astroloji akademik basında bilim sayılmıyor, ona daha çok fal ve batıl inanç olarak ele. Buna rağmen insanların büyük bir bölümü ona inanmakta devam edir.Bürclarin doğum günü ile ilişkilendirilmesi Bürclarin doğum günü ile ilişkilendirilmesi Güneşin dünyaya göre geçmekte olduğu 12 yıldız grubuna göre belirleniyor. Örneğin, Kasım ayı her sene Akrep burcunda olur ve bu günlerde dünyaya gelenler aynı burçtan sayılır. Yani bir anlamda bu günlerde dünyaya gelenlere bu burcun etkisinin olduğu kabul edilir. Oysa, Güneş bu burçta olurken, o burç dünyaya en uzak mesafede olur.Bürclarin insan karakterine etkisi ile bağlantılı olduğunu iddia edenlerin en büyük hatalardan biri de geçmişte yaşayan şahsiyetlerin burçlarının hesaplanmasında oluşur. Dünyanın yirmi altı bin yılda bir tamamlanan dönme hareketi var ki, bu da her 2300 yılda bir burçların bir kademe ilerlemesine neden olur. Örneğin, 1 Ocak 2015 yılında dünyaya gelen çocuklar oğlak, ancak M.Ö. 1 Ocak 300 yılında doğan çocuk ise kova bürcündandir.

On iki tip insan var?

Üstün kudret sahibi Rabbimiz her insanın parmak izlerini bile birbirinden farklı yaratmıştır. Ayrıca yüzlerce insan simasına bakıldığında birbirine benzer yüzler görmek imkansızdır. Birbirine benzeyenlere de biraz dikkatle bakınca farklılığın tezahür ettiğini göre biliriz.Her bir şeyi farklı güzellikte yaratan ve kendi mührünü vuran Allah Teâlâ’nın on iki tip insan yaratması düşünülemez. Milyonlarca insanın vücut yapısını, karakterini, kaderini ve geleceğini on iki bürcla medudlaşdırmak ne bilimsel, ne mantıksal ne de dini açıdan doğru deyil.

Doğum tarihlerine bakarak burcu belirlemek ve o burç hakkında yazılan özelliklere bakarak bir kanaate gelmek, hüküm vermek anlamsız bir bakış tarzıdır ve bu insanları yanıltır.Kelimelere yüklenen yanlış menalar Gündelik hayatta kullandığımız, aynimanalı olduğunu düşündüğümüz yakın anlamlı kelimeler vardır. Sözlükte bu sözcüklerin anlamlarına bakıldığında hiç de aynı olmadıklarını görüyoruz. Anlamı karıştırılan sözlerden biri de “benzer” ve “aynı” sözleridir. “Benzerlik” birinin diğerine okşaması anlamına gelir. “Kimlik” ise bir şeyin diğerine tam okşaması, arada hiçbir farkın olmaması demekdir. İnsanın düşünme mekanizması çok basittir. İnsan beyni evrende var olan her şeyi anlamak, onun hakkında karar vermek için onları gruplara ayırır. Birbirine benzer şeyleri aynı gibi görmeye çalışıyor. Ancak bilgisi arttıkça ve her şeyi ayrı ayrı tetkik eledikde onun çok farklı olduğu ortaya çıkıyor.

Ona göre de her şeyde ortak, benzer yönlerin olması mümkündür. Ancak onları eşit doğru değildir. Varlık aleminde birbirinin aynısı olan hiç bir şey yokdur.Allah insanı da en mükemmel şekilde yaratmıştır. Kadar planında karakterlerde belli benzerliğin olması mümkündür. Hatta belli bölümde doğanların karakterinde benzerliklerin olması da doğaldır. Ancak bu fikri genelleme bir hüküm haline getirmek bilimsellikten uzakdır.İnsan bilgisinin kaynağı nedir? Doğru bilgiyi elde etmenin üç yolu vardır: ˗ Beş duyu organımızla˗ akıldır Sadık haber (vahye dayanan, ancak Peygamberler tarafından bildirilen bilgi) Bu üç kaynaktan elde edilen bilgi insanı hiçbir zaman yanıltmaz.

Bir Cevap Yazın